19 Ağustos 2010 Perşembe

BEN çocukken...


Sevgili Judyim beni mimlemiş..kendisi her bir şeyi hatırlamış maşallah bize yazacak bir şey kalmamış..ama yine de saksıyı sallayınca çıktı bir şeyler…

Kıyafet
Mesela kadife pijamalar vardı..her kız kısmında mevcuttu benim en sevdiğim hatırımda kalan pespembe kadife eşortman takımımdı ,ağac dalına takılıp yırtılana kadar üzerimdeydi…sonra yanları fosforlu turuncu ya da fosforlu yeşil çizgili kısa taytlar modaydı..sanırım ikisinden de vardı..şimdi düşününce ne komik şeylermiş…:) he bir de lambada etekleri…benimki beyazdı ama acayip süper bir şeydi giydi mi Lady Diana moduna geçerdim..böyle kimi yeri uzun kimi yeri kısa acayip süperdi..fotoğrafım bile var başıma da annem çiçeklerden beyaz bir taç yapmış…şimdi benim pelinsuya yaptığım gibi…
tatil
Yaz tatillerinde sabahtan akşama kadar kapıdaydık acayip bi kızlar grubu vardı..o kadar çok çocuk varmış ki aramızda çete kurmuştuk karşı grup bir de biz…haha çete başı kim tabiî ki siboo…biraz daha büyüyünce tek grup olmuştuk,aramızda barış imzalanmıştı..yıldız parkı tam dibimizdeydi ondan olsa gerek sürekli ağaç tepelerindeydim…maymun misali..sürekli piknikler yapılırdı…öğlen uykusunu uyuduktan sonra 5 gibi sokağa çıkılır,8- 9 gibi eve gidilir yemek yenir tekrar dışarı çıkılırdı…dondurma ve çekirdek faslı için.. eve döndüğümüzde annem kapıda soyardı üstümüzü o kadar batırırmışım….
Doya doya seksek,dokuztaş,yakartop,istop,köşe kapmaca,voleybol,tilki tilki saatin kaç….hepsi işte
Sonra eti puf kaplarıyla sinek yakalardık…eti puf demişken bakkallarda satılan eğlenceli şeyler de vardı…leblebi tozu,ballı patlamış mısır,açık kutuda bisküviler,yumiyumlar…sonra minicik üçgen şeklinde poşetlerde renkli kolonyalar vardı…bayılırdım bunlara..
Kız gibi oturup evcilik oynadığımız da çok olurdu tabi..önce dışarıda bi ağaç altında oynardık sonra mutlaka bizim apartmanda bizim dairenin önündeki merdivenlere örtümüzü serer devam ederdik..her basamak ayrı bir oda olurdu..:))..
oyuncak
o zamanlar başlamış barbie modası..bende yoktu..hiç hatırlamıyorum..bir tane konuşan bebeğim vardı o zamanlar daha yeniydi..bana da sürekli yurt dışına çıkan komşumuz sayesinde gelmişti.bir tek onu hatırlıyorum…benim için varsa yoksa bisikletti…
Sonra judyimin bahsettiği solo test biz de annem dahil ailecek onun hastasıydık…hatta benim yakın zamana kadar oynamışlığım var..çekirdek gibi bir şey benim için..biri önümden zorla almadıkça bırakamam…)))…yarın gidip bi nezihe bakayım belki vardır..:))

Sonra ev hayvanat bahçesi gibiydi..hayvanımız hiç eksik olmazdı…kuşun her türlüsü,kedi,köpek,tavşan ,horoz,balık,ördek..sayısız, ama önce babadan 1- 2 gece saklanır sonra o da sesleri fark edip galiba dışardan geliyor babacım lafı kar etmedikten sonra yatağımıza kucağımıza alıp yayıla yayıla bakardık evde…
yemek
Yemek fasılları…yemek masamız şöyle uzun dikdörtgen olanlardandı ve altlarında boylu boyunca uzanan kenarlıklar vardı…bi ağzıma atardım bi tane gizlice oraya koyardım…annem bilirdi…sabah ta toplardık….yoksa benim yemek yemem bitmez…eğlenceli kısımları kaçırırdım…
Sonra annemin ikindi çayları meşhurdu mahallede…niyeyse bu partiler hep bizde olurdu annem her seferinde farklı hamur işleri yapardı, sonunda abimin isyan etmesiyle bitmişti bu partiler…haklıydı vallahi çocuk..:))
Dışarıda koşup oynayıp eve gelince ayakkabıları çıkarmadan parmak ucunda mutfağa musluğa ağzımızı dayayıp su içerdik…sonra yallah dışarı tekrar…
saç
Saçlarım genelde hep küt denilen modelde kesilirdi…neymiş saçımı keserlerse kilo alırmışım..hehe almadım tabiî ki …o yüzden şimdi pelinsunun saçlarını kesmeye hiç niyetim yok..en azından bu sebeple…
Çocuk ken saçlarım sarıydı..mahallenin bütün kızları da sarışın olmak için oksijeni dökerlerdi Kafalarına sonra renk tonu olmuş mu diye yanyana tutar bakardık..olmuşsa tamam olmamışsa devam
Akşam üstü gezmeleri
Her akşam üstü annem ve ağabeylerimle beraber Ortaköy sahile inerdik en sevdiğim yengem ve kuzenlerim de gelirdi..şimdiki Ortaköy sahiliyle alakası yok tabiî ki..ozaman caminin ön tarafındaki parkta denize karşı saatlerce sallanırdık… dedem de genelde o saatlerde hep orada olurdu ve hepimize elvan gazozu alırdı..yaşlı sevimli bir teyze vardı o küçük bakkalda ..şimdi tabiî ki o yaşlı teyzede o minik bakkal da yok..zaten parkta orada değil artık…
Ailece haftasonları mutlaka güzel bir şeyler yapılırdı…ya lunaparka, ya sinemaya,ya da pikniğe gidilirdi
Sonra her yaz ya Erdek ya Marmara adası…ikisini de severdim..buraya da yengemler ve kuzenlerle giderdik..kalabalık olunca her şey daha zevkli gelirdi bana…
Öyle hatırladığım takık olduğum bi çizgi film yoktu sanırım…ama abim uçan kazı çok seviyordu bak onu hatırlıyorum….))
okul
Okul kısmı…tam bir inektim…ilkokul ortaokul hepsi birincilikle bitti…lisede biraz zorlandım malum Kabataş erkek lisesi toslamamak olmaz..okuldan eve koşa koşa gelip üzerimi çıkartmadan derse oturan da bir benimdir herhalde…ders çalışırken hep yatağımın üzerine geçer eğer yazıyla ilğili bir şey değilse derviş gibi sallana sallana çalışırdım…sonradan fark ettik ki amca kızı da aynı şekil demek ki genlerde var…acayip yırtık bir çocuktum okulda her müsamerede başrol, sunuculuk,gösteri ne varsa en önden ben yapardım…ta ki liseye kadar …lisede hatırlıyorumda nasıl daralar gelmişti…zaten o hazırlık yok mu delirtmişti beni ..bi Allahın kulu da Türkçe konuşsun bi anlatsın ne yapıyoruz…anlamadığımdan olsa gerek Allah hoca bana yaklaşıyo zıçtım modları çoktu neyse sonradan üniversitede de 1 yıl hazırlık okuyarak sular seller moduna dönüştürebilmiştim İngilizcemi…

Bir de Erol Evgin aşığıydım…ta ki teyze kızım o kel aslında biliyor musun diyene kadar..sonra vazgeçmiştim…ne alakaysa..çocukluk işte..
Çok fena temizlik yapardım..bütün mahallede örnek olan cinstendim..
sonra parmak uçlarımda yürürdüm…televizyonun içine insanlar ne zaman girecek diye bekleyenlerdendim… Birisiyle tanışıp 25 hatta 20 yaşında dediklerinde offf ne kadar büyükmüş derdim…çok uzak gelirdi o yaşlar şimdiyse o yaşların bile uzağındayız..:((
düşündükçe çıkıyor… çok güzeldi özledimmmm… doya doya mutlu bir çocukluk yaşadım..
her şey şimdiki çocukların yaşadıklarından ne kadar farklı…keşke kızım da benim yaşadığım çocukluğu yaşayabilseydi…
bu güzel mimi gönderdiği için JUDYime teşekkürler

6 yorum:

burcuylayaşam dedi ki...

Bu yazı çok çok güzel olmuş ama:=( çocukluğuma gittim geri gelemedim
Ayrıca fotoğrafların çok çok güzel oldu artık kıskanılması normal
(yazamasam da takipteyim anla)

Judy Abbott dedi ki...

eh işte o yanı fosforlu taytlardan benim de vardı, hem pembesi, hem turuncusu. Erol Evgin'e neden bütün kızlar aşık anlamadım gitti, kime sorsam küçükken Erol'a aşıkmış. Neyse ben değildim:)))


sen çocukken pek kudurukmuşsun, şimdi pek sessizleştin bebeğim. ben de tam tersi, çocukken yabani derler, kimse yanıma yaklaşmazdı, kartlaşınca cazgırlaştım:)))

iyi ki yazdın bu mimi, çocukluk hatıralarına bayıldım.

xo xo

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

herşey güzelde ...
Erol Evgin'e bende kel olduğunu öğrenenen kadar aşıktım.. :D

♥sibelinsu♥ dedi ki...

Burcuylayaşam teşekkür ederim...ben de düşündükçe o günlere gittim...fotoğraflarımı begnmen sevindim...:))

Judy bilmem çocukları cezbeden bi tarafı varmış demek...kibar adam ...:))
sonradan pısırık oldum beybi..Kabataş bozdu beni..:)))ama şimdi yeni yeni açılıyorum ..:))

Bahar ve kızısı Yağmur sen de mi..:))

Hande dedi ki...

bende kendi çocukluğuma gittim, lamabada eteğim en sevdiğim kıyafetimdi :)

♥sibelinsu♥ dedi ki...

hande ne güzellerdi ama renk renk kat kat ...:))

BU SİTEDEKİ BANA AİT FOTOĞRAF VE YAZILARIN HİÇBİRİ, HİÇBİR SEBEPLE İZNİM OLMADAN KULLANILAMAZ.

SORMAK İSTEDİĞİNİZ BİR ŞEYLER OLURSA BEN BURDAYIM

Blog Widget by LinkWithin

LARVAM

LARVAM

İzleyiciler

Geçmişi merak edenlere..:)

Hakkımızda

Fotoğrafım
Pelinsu...Masum,akıllı,çok bilmiş,çok bıdık,çok güzel....... Bir de sevgili eşim ...canımız babamız var...dünyanın en iyi babalarından..ben kendime yeni bir prens bulacakmışım...benimkini kızım kapmış...:) günlük yaşananlar,sanat,moda,aşk,dedikodu,eğlence..bundan sonra aradığınız herşey burada olacak...daha doğrusu olmasını temenni ediyorum..:)